10 Şubat 2009 Salı

intihar güncesi - II



Dönüşü olmayan bir yola girmiş gibidir. Aklında iç içe geçmiş bir düşünceler yumağını çözmeye çalışır. Çok zamandır yaradılışı, kendi yaradılışını düşünüp duruyordu. Her olasılığa uzun süre takılıp çıkmazlara sokmaktaydı kendini. Bundan duyduğu haz garip denecek kadar uçuktu.

Yüreği hep bir acıyla sıkıştı. İnsan olmanın acısı, yol ayrımlarının acısı, kimliklerinin acısı, seçimlerin acısı.. Bir aileye mensup olmak o ailenin varını yoğunu sırtlanmak demekti. Bir aileye mensup olmak ona bir kalıpla şekillenmesini dayatıyordu. Cüzdanında taşıdığı mavi kimlik kartı ona akıl almaz yükümlülükler veriyordu.

Kim olmak istiyordu Kişi esasında? Vahşi bir dağ keçisi olsaydı ne değişirdi acaba. Bugün dün ve yarın arasında sıkışan bir karar anıydı; ölmeli mi, boyun mu eğmeli? Ölüm en büyük tepkiydi, soylu ve kutsal bir yoldu. Basit bir kimyası vardı üstelik. Bu kadar kolay, bu kadar basit; işte soyluluk böyleydi.

fotoğraf : http://rampant-mac.com/dp_07/Big-Bang-Theory_alt2_1920.jpg

3 yorum:

LÂL dedi ki...

cüzdanında taşıdığın kimliğin renginin mavi olması gerekmiyot bütün bunları hissetmek için. Ama ölüm.. O kadar korkak olabilir miydim?

blues-jr. dedi ki...

ölüm bazısı için cesaret gerektirir ve demektir..

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

Yaşamak en büyük tepki. İsyan ede ede devam etmek..vazgeçmemek...